"bana güzel birşeyler soyle"
hediye teyze'nin marina'ya bakan -ayvalık hastane- odasındaki
sözleri. gözlerini kapamadan önce.
onun için bir kolaj yaptık ferda'yla. güneşli bir pazar sabahında.
burgazada'daki evin manzarası üzerinde fotoğraflar
ve renkli rüzgar gülü
.
kendini köpek zanneden kuzu
ve kendini kedi zanneden köpek
üzerine de konuştuk
durak keçisini anlattığım için oldu bütün bunlar.
.
ve akıl var mantık var kaçıracaksın vapuru seslerine karşın
nadiren yukarı çıkan telekom arabasına rastlayıp vapura yetişmek ile ilgili
.
27 Şubat 2012 Pazartesi
14 Şubat 2012 Salı
buydu / i was looking for this

tarkovsky
http://boingboing.net/2010/06/10/tarkovskys-polaroids.html
my name is casper sergisi sırasında yanımda taşıdığım imaj, tarkovsky'ye aitmiş. hera sayesinde bir google araması yapıp polaroidlerine baktım. bir imaj, nasıl da bilinçaltına işliyor insanın. başk abir görüntü vardı çok fantastik. başlı başına güzeldi anı dönüştürdüğü için. ama başk abirşeyi hatırlattığı dürtüsü vardı her baktığımda. bulana kadar neydi neydi. neyi hatrlatıyordu. birşeyi hatırlatıyor ama neyi. bulana kadar rahatlamıyor insan. dilinin ucundaki isim gibi. hafızanın diplerindeki imaj bankası. ne kadar katmanlı ise o kadar derinlerde kök salıyor. oh, buymuş. yine de fantastikliğini yitirmedi.
13 Şubat 2012 Pazartesi
yağmur ışınları / rain rays
“There is neither source nor end, for all things are in the Center of Time. As all the stars may be reflected in a round raindrop falling in the night: so too do all the stars reflect the raindrop. There is neither darkness nor death, for all things are, in the Light of the Moment, and their end and their beginning are one.”
― Ursula K. Le Guin, The Left Hand of Darkness
bu gece, sokak lambası altındaki su birikintisine düşen su damlaları, su birikintisi üzerinde parlamalar yapıyordu. hep ışığın yansımasına, merkeze doğru parlamalar. yukardaki alıntı o anla bağlantılı. sokak lambasının yağmur birikintisindeki yansımasına doğru hep o noktaya doğru düşen - akan - yağmur ışıkları ışıklı çizgicikler yağmur ışınları. (başka bir gözle bakınca yağmur damlaları yukarı yağıyormuş gibi olur ya. sokak lambası altında ışıyan yağmur damlalarının yansımasına bakmak da ilginçmiş)
― Ursula K. Le Guin, The Left Hand of Darkness
bu gece, sokak lambası altındaki su birikintisine düşen su damlaları, su birikintisi üzerinde parlamalar yapıyordu. hep ışığın yansımasına, merkeze doğru parlamalar. yukardaki alıntı o anla bağlantılı. sokak lambasının yağmur birikintisindeki yansımasına doğru hep o noktaya doğru düşen - akan - yağmur ışıkları ışıklı çizgicikler yağmur ışınları. (başka bir gözle bakınca yağmur damlaları yukarı yağıyormuş gibi olur ya. sokak lambası altında ışıyan yağmur damlalarının yansımasına bakmak da ilginçmiş)
10 Ocak 2012 Salı
29 Aralık 2011 Perşembe
energy
“Energy cannot be created or destroyed, it can only be changed from one form to another.”
― Albert Einstein
you feel better now that you read this, right?
shape shifter, nightdrifter... keep up your spirits and when you fall make sure it turns into a flight.
― Albert Einstein
you feel better now that you read this, right?
shape shifter, nightdrifter... keep up your spirits and when you fall make sure it turns into a flight.
“Love...no such thing.
Whatever it is that binds families and married couples together, that's not love. That's stupidity or selfishness or fear. Love doesn't exist.
Self interest exists, attachment based on personal gain exists, complaisancy exists. But not love. Love has to be reinvented, that’s certain.”
Arthur Rimbaud, A Season in Hell and The Drunken Boat
Whatever it is that binds families and married couples together, that's not love. That's stupidity or selfishness or fear. Love doesn't exist.
Self interest exists, attachment based on personal gain exists, complaisancy exists. But not love. Love has to be reinvented, that’s certain.”
Arthur Rimbaud, A Season in Hell and The Drunken Boat
28 Aralık 2011 Çarşamba
23 Aralık 2011 Cuma
meçhullüğü derecesinde
"alâkamızı uyandıran bir kimseyi, bizce meçhul ve meçhullüğü derecesinde cazibeli bir hayatın unsurlarına karışmış sanmak ve hayata ancak onun sevgisiyle girebileceğimizi düşünmek bir aşk başlangıcından başka neyi ifade eder ?"
(marcel proust; yakup kadri karaosmanoğlu çevirisi ile)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
